Mutfakta en çok hata yaptığım dönem, dolabımdaki baharat sayısının yirmiyi geçtiği dönemdi. Elimde ne varsa tencereye atıyor, sonra da "tadı garip oldu ama nerede yanlış yaptım" diye düşünüyordum. Yıllar içinde şunu anladım: bir yemeği kurtaran şey baharatın çeşidi değil, baharat kombinasyon uyumu. Yani hangi kokunun hangisiyle el ele tutuştuğu, hangisinin diğerini bastırdığı. Bu sayfada, iki baharat arasında karar vermeye çalışırken kendime sorduğum soruları ve zaman içinde oturttuğum basit mantığı anlatacağım.
Bana en çok yardımcı olan alışkanlık, baharatları tek tek değil gruplar halinde düşünmek oldu. Aynı aileden gelenler genellikle sorunsuz kaynaşır; farklı ailelerden birer temsilci seçtiğinizde ise yemek katman kazanır. Kabaca şöyle ayırıyorum:
Pratik kuralım şu: bir tarifte topraksı gruptan bir ana karakter, keskin gruptan bir uyandırıcı, ferah gruptan da bir bitiş seçtiğimde neredeyse hiç şaşmıyorum. Üç ayrı gruptan üç baharat, aynı gruptan beş baharattan daha dengeli bir sonuç veriyor.
İki baharat arasında kaldığımda kararı hislerime bırakmıyorum. Şu üç soru işi netleştiriyor:
Aşağıdaki tabloyu kendi defterimden çıkardım. Sol sütundakiler benim mutfağımda defalarca birlikte çalıştı; sağ sütundakiler ise en az bir kez yemeği çöpe attırdı.
| İkili | Nerede iyi durur | Dikkat |
|---|---|---|
| Kimyon + kişniş | Kıymalı yemekler, mercimek, köfte | Kişnişi biraz fazla tutun, kimyon zaten baskın |
| Tarçın + yenibahar | Etli dolma, sütlü tatlı, kompostolar | Karanfil eklerseniz üçü birden ağır kaçar |
| Kekik + sarımsak + limon | Tavuk, balık, fırın sebze | Biberiye ile birleştirmeyin, otsu tat çatışır |
| Zerdeçal + zencefil + karabiber | Çorba, pilav, sebze sote | Zerdeçal fazlası acılık ve toz tadı bırakır |
| Nane + sumak | Salata, mercimek çorbası, yoğurtlu sos | Pişirme sonuna bırakın |
| Kakule + karanfil | Demleme içecekler, pilav | Tane kullanın, toz halinde çabuk bunaltır |
Çatışan ikililer konusunda da net bir listem var: biberiye ile kimyon, karanfil ile kekik, çemen ile tarçın, muskat ile pul biber. Bunlar teknik olarak "yasak" değil ama biri diğerini yutuyor ve ortaya kararsız bir koku çıkıyor. Et tariflerinde otsu grubu, pilav ve makarnada topraksı grubu, tatlı ve hamur işlerinde sıcak-tatlı grubu merkeze almak bu çatışmaların çoğunu baştan önlüyor.
Kendi karışımlarımı hazırlarken hep aynı iskeleti kullanıyorum. Üç ölçü taban, iki ölçü karakter, bir ölçü vurgu. Örneğin köfte harcı için üç ölçü kimyon, iki ölçü kişniş, bir ölçü karabiber. Ya da fırın tavuk için üç ölçü kekik, iki ölçü tatlı toz biber, bir ölçü sarımsak tozu. Vurgu kısmına karanfil, muskat gibi keskin şeyler geldiğinde oranı yarıya indiriyorum.
Baharat dolabımı sadeleştirdiğimden beri yemeklerim daha iyi. Otuz kavanoz yerine on iki kavanozum var ama hangisinin hangisiyle konuştuğunu biliyorum. Siz de iki baharat arasında karar veremediğinizde önce yemeğin karakterine bakın: ağır ve yağlıysa ferah bir kapanışa, hafif ve sulu ise topraksı bir tabana ihtiyaç duyar. Bu tek soru, ço